Filistin’e destek vermek amacıyla teknoloji uzmanlarınca kurulan Tech for Palestine’ın kurucuları arasında yer alan Paul Biggar, teknoloji devlerinin temin ettiği yapay zeka teknolojilerinin İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında kullanıldığını ve İsrail’in bu sistemleri kendi çıkarları doğrultusunda biçimlendirerek kamuoyunu etkilemeye çalıştığını dile getirdi.
Biggar, bu yıl İstanbul’da 10’uncusu gerçekleştirilen ve "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Tech for Palestine çatısı altında Filistin’e destek sağlayan projeler ürettiklerini ve devam eden çalışmalara katkıda bulunduklarını aktaran Biggar, İsrail yanlısı kuruluşların dünya çapında kamuoyunu yönlendirmeye dönük faaliyetler yürüttüğünü kaydetti.
Bu faaliyetlere karşı koyabilecek alternatif kuruluşların sayısını çoğaltmayı amaçladıklarını belirten Biggar, "Yapmaya çalıştığımız şey, İsrail propagandasına karşı çıkan ve tüm insanlar için insan hakları ile eşitlik mesajını yaymayı amaçlayan kuruluşların sayısını artırmak." ifadelerini kullandı.
Filistin’e destek amacıyla alternatif teknoloji platformları geliştiriliyor
Destek verdikleri projelerden söz eden Biggar, Meta’nın sosyal medya platformlarına alternatif olarak geliştirilen Upscrolled’un bu çalışmalar arasında bulunduğunu anlattı.
Suriyeli mültecilerce kurulan Thauara AI isimli yapay zeka girişimine de değinen Biggar, bu sistemin Batı merkezli anlayışlardan farklı biçimde insan hakları ve eşitlik ilkelerini temel aldığını söyledi.
Biggar, söz konusu projeler aracılığıyla mevcut teknoloji platformlarına seçenekler sunmayı ve Filistin yanlısı görüşlerin daha geniş kesimlere ulaşmasını hedeflediklerini belirtti.
Teknoloji devlerinin Gazze’deki rolü
Google, Amazon, Microsoft ve Palantir gibi büyük teknoloji şirketlerinin İsrail’in Gazze’de yürüttüğü saldırılarda kullanılan teknolojileri sağladığını aktaran Biggar, bu şirketlerin taşıdığı sorumluluğun sorgulanması gerektiğini ifade etti.
İsrail ordusunun hedef tespiti amacıyla kullandığı "Lavender" adlı yapay zeka sistemine dikkat çeken Biggar, şöyle konuştu: "İsrail, saldırıların ilk dönemlerinde hedef belirlemek için 'Lavender' adlı yapay zeka sistemi kullandı. Bu sistem, 'daha iyi' kararlar alınmasını sağlamaktan ziyade kararların daha hızlı verilmesine olanak tanıdı.
Yapay zekayı, hedef belirleme kararlarını insanların incelemesine gerek kalmadan daha hızlı hareket edebilmek için kullandılar."
Amazon Web Services (AWS), Microsoft Azure, Palantir ve Google tarafından İsrail’e sağlanan teknolojilerin askeri operasyonlarda kullanıldığını vurgulayan Biggar, "Bu şirketler, dijital teknolojiler aracılığıyla soykırım yapılmasını mümkün kılan araçları satıyor. Hem sivil hem de askeri amaçlarla kullanılabilen teknolojilerini, bu araçları çocukları öldürmek için kullanan, teknolojik açıdan oldukça gelişmiş İsrail’e satıyorlar." dedi.
Teknoloji şirketlerinin yeterince hesap vermemesini eleştirdi
Büyük teknoloji şirketlerinin faaliyetleri nedeniyle yeterli düzeyde hesap vermediğinin altını çizen Biggar, hükümetler ile şirketlerin protestoları ve kamuoyundan yükselen tepkileri büyük ölçüde göz ardı edebildiğini söyledi.
Gerekli denetim mekanizmalarının ve düzenlemelerin hayata geçirilmemesinin toplumsal tepkileri büyütebileceğine işaret eden Biggar, şirket yöneticilerinin hesap verebilir olmasının sağlanması gerektiğini vurguladı.
Yapay zeka kamuoyunu etkilemek için kullanılıyor
İsrail merkezli "Canary Mission" internet sitesinin faaliyetlerine de değinen Biggar, platformun Filistin’e destek veren kişilerin bilgilerini kamuoyuna açıklayarak onları "fişlediğini" belirtti.
Söz konusu faaliyetlerin geçmişte insan gücüyle gerçekleştirildiğini, ancak günümüzde yapay zekadan da faydalanıldığını aktaran Biggar, kişilere dair bilgilerin manipüle edilmesiyle ABD kamuoyunun yönlendirilmeye çalışıldığını söyledi.
Biggar, "(ABD Başkanı Donald) Trump yönetiminin, öğrencileri sınır dışı etmek için bu platformla çalışması, İsrail’in etkisinin ne kadar ileri gittiğini gösteriyor." ifadesini kullandı.
Yapay zekanın güvenlik riskleri
Yapay zeka teknolojilerinin hızlı biçimde yayılmasına yönelik kaygılarını paylaşan Biggar, "Yapay zeka tamamen kontrolden çıkmış durumda. Hiçbir güvenlik önlemi yok. İnsanların kullanımına gerekli güvenlik önlemleri alınmadan sunuluyor." dedi.
Özellikle kullanıcılar adına işlem gerçekleştirebilen yapay zeka ajanlarının barındırdığı tehlikelere dikkat çeken Biggar, bu sistemlerin kullanıcı talimatlarıyla kötü niyetli kişilerin yönlendirmelerini her zaman birbirinden ayıramadığını belirtti.
Yapay zekanın siyasi propaganda ve dezenformasyon aracılığıyla kamuoyunu yönlendirmek için kullanılabileceği endişesini de dile getiren Biggar, şunları kaydetti: "İsrail, yapay zeka sistemlerini kendi lehine yönlendirmek için yüz milyonlarca dolar harcıyor. İsrail bunu yapıyorsa başka ülkeler de aynı yolu izliyor olabilir. Bu sistemler insanlar için kesinlikle güvenli değil."



